Memorial Bodrum Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Nevin Numanoğlu, Human Papilloma Virüsü hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.
HPV’nin deri ve mukozalara yerleşen bir DNA virüsü olduğunu belirten Numanoğlu, bugüne kadar yaklaşık 400 tipin tanımlandığını, bunların 42’sinin anogenital bölgede görüldüğünü ifade etti. Yüksek riskli tiplerin ise özellikle rahim ağzı kanseri ile doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekti.
HPV’nin yüksek riskli tiplerinde virüsün vücuttan temizlenmesinin genellikle 8-14 ay sürdüğünü belirten Numanoğlu, düşük riskli tiplerde bu sürenin 5-6 ay olduğunu söyledi. HPV pozitifliği tespit edilen kişilerde testin bir yıldan önce tekrarlanmasının çoğu zaman anlamlı olmadığını da ekledi.
Bulaş ve etkilediği bölgeler
HPV’nin en önemli bulaşma yolunun cinsel temas olduğunu vurgulayan Numanoğlu, kondom kullanımının riski azalttığını ancak tamamen ortadan kaldırmadığını belirtti. Virüsün rahim ağzı başta olmak üzere genital bölge, anüs, rektum ve ağız-boğaz bölgesini etkileyebildiğini ifade etti.
Enfeksiyonların büyük bölümünün bağışıklık sistemi tarafından temizlendiğini belirten Numanoğlu, bazı tiplerin kalıcı hücre değişimlerine yol açarak kansere zemin hazırlayabildiğini söyledi.
Risk faktörleri neler
HPV bulaşında en önemli faktörün cinsel aktivite olduğunu belirten Numanoğlu, riskin kişinin ve partnerinin geçmişiyle doğrudan ilişkili olduğunu ifade etti.
Erken yaşta cinsel hayata başlanması, birden fazla partner, bağışıklık sisteminin zayıf olması, sigara kullanımı ve düzenli tarama yaptırılmamasının başlıca risk faktörleri arasında yer aldığını belirten Numanoğlu, HPV’nin özellikle 20-25 yaş aralığında daha sık görüldüğünü dile getirdi.
Belirti vermeden ilerliyor
HPV’nin çoğu zaman belirti vermediğini ve rutin taramalarda tesadüfen tespit edildiğini vurgulayan Numanoğlu, virüs tipinin bu noktada kritik olduğunu söyledi. Bazı tiplerin genital siğillere yol açtığını, yüksek riskli tiplerin ise hücre değişimlerine ve zamanla kansere neden olabildiğini ifade etti.
Yüksek riskli HPV tespit edildiğinde smear sonucu normal olsa bile ileri tetkik yapılması gerektiğini belirtti.
Erken teşhis hayat kurtarıyor
HPV enfeksiyonunun hemen kansere yol açmadığını, bu sürecin genellikle 5 ila 15 yıl arasında geliştiğini belirten Numanoğlu, bu sürenin erken teşhis için önemli bir fırsat sunduğunu söyledi.
Düzenli jinekolojik kontroller sayesinde kanser öncesi lezyonların erken dönemde tespit edilerek tedavi edilebildiğini ifade eden Numanoğlu, erken tanının hastalığın seyrini değiştiren en kritik faktör olduğunu vurguladı.
Sigara ve bağışıklık etkisi
Sigaranın HPV enfeksiyonu açısından önemli bir risk faktörü olduğunu belirten Numanoğlu, sigaranın rahim ağzındaki koruyucu hücreleri tahrip ederek virüsün yerleşmesini kolaylaştırdığını ifade etti.
Bağışıklık sistemini zayıflatan durumların da HPV’ye yatkınlığı artırdığını belirten Numanoğlu; kanser hastalıkları, otoimmün hastalıklar ve organ nakli sonrası kullanılan ilaçların bu kapsamda değerlendirildiğini söyledi.
Korunmanın yolu tarama ve aşı
HPV’ye karşı korunmada en etkili yöntemlerin düzenli tarama ve aşı olduğunu belirten Numanoğlu, yılda bir smear testi ve beş yılda bir HPV DNA testi yapılması gerektiğini ifade etti.
HPV pozitifliği durumunda virüs tipinin belirlenerek kişiye özel takip planı oluşturulduğunu belirten Numanoğlu, HPV aşısının hem enfeksiyondan korunmada hem de mevcut enfeksiyonun seyrinde olumlu etkisi olduğunu kaydetti.
Üç aşamada ilerliyor
HPV enfeksiyonunun latent, subklinik ve klinik olmak üzere üç aşamada ilerlediğini belirten Numanoğlu; latent dönemde belirti olmadığını, subklinik dönemde hücre değişimlerinin mikroskobik düzeyde görüldüğünü, klinik dönemde ise siğil veya kanser gibi bulguların ortaya çıktığını ifade etti.
HPV’nin yaygın ancak doğru yaklaşımla kontrol altına alınabilen bir enfeksiyon olduğunu vurgulayan Numanoğlu, düzenli tarama, aşı ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla HPV’ye bağlı ciddi hastalıkların önlenebileceğini sözlerine ekledi.

