Demokrat Eğitimciler Sendikası Teşkilatlanma Sekreteri Mehmet Güleç, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” kapsamında uygulanmaya başlanan Öğrenci Gelişim Raporu ile ilgili yazılı bir basın açıklaması yaptı.
Güleç, uygulamanın sahadaki gerçek koşullar dikkate alınmadan hayata geçirildiğini belirterek, öğretmenler üzerinde ciddi bir iş yükü oluşturduğunu ifade etti. Kalabalık sınıflar, yoğun müfredat, sınav ve ölçme-değerlendirme baskısı, e-Okul işlemleri ve mevcut idari sorumluluklar altında görev yapan öğretmenlerden yüzlerce öğrenci için ayrıntılı bireysel raporlar hazırlanmasının beklendiğini vurgulayan Güleç, bunun fiilî koşullarla örtüşmediğini dile getirdi.
Öğrenci Gelişim Raporu’nun teoride pedagojik açıdan anlamlı görünebileceğini ancak yeterli süre, altyapı ve insan kaynağı sağlanmadığında uygulamanın amacından uzaklaştığını kaydeden Güleç, bu durumun öğretmenleri “yapılmış gibi gösterilen” bürokratik işlemlere zorladığını ve mesleki motivasyonu olumsuz etkilediğini söyledi.
Öğretmenlerin zaten öğrencileriyle sürekli temas hâlinde olduğunu, gelişimlerini yakından gözlemlediğini hatırlatan Güleç, bu gözlemlerin ek zaman, teknik destek ve herhangi bir ücretlendirme olmaksızın ayrıntılı raporlara dönüştürülmesinin öğretmen emeğini zorlayan bir yük hâline geldiğini belirtti.
Demokrat Eğitimciler Sendikası olarak eğitimin niteliğini artırmayı hedefleyen, sahaya dayalı ve uygulanabilir çalışmaları önemsediklerini ifade eden Güleç, öğretmen görüşleri alınmadan, pilot uygulamalar yapılmadan ve mevcut sorunlar giderilmeden hayata geçirilen projelerin başarıya ulaşamayacağını vurguladı.
Güleç, Öğrenci Gelişim Raporu’nun içerik ve kapsamının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, 2025–2026 Eğitim-Öğretim Yılı sonuna kadar bu raporları doldurmamaya yönelik eylem kararı aldıklarını açıkladı. Taleplerini ise şu başlıklar altında sıraladı: sınıf mevcutları düşürülmeden ve fiziki-teknik altyapı güçlendirilmeden uygulamanın yaygınlaştırılmaması, uygulama süresinin öğretmenlerin gerçek çalışma koşullarına göre düzenlenmesi, bu çalışmaları yürüten öğretmenlere emek ve zaman karşılığı ek ücret ödenmesi ve yeni uygulamaların öğretmenler ile sendikaların görüşleri alınarak sahadan gelen veriler doğrultusunda planlanması.
Açıklamasının sonunda eğitimin masa başında değil, sınıfta öğretmen emeğiyle şekillendiğini vurgulayan Mehmet Güleç, Demokrat Eğitimciler Sendikası’nın öğretmen emeğini, mesleki itibarı ve eğitimin gerçek ihtiyaçlarını savunmaya devam edeceğini ifade etti.

