Ordu’nun Gülyalı ilçesinde yaşayan Haki Atasever, çocuk yaşta öğrendiği sepet örme sanatını 88 yaşında da bırakmadı. Atasever, 10 yaşında annesinin isteğiyle fındık dallarından sepet örmeye başladı ve bu mesleği yıllar boyunca geçim kaynağı olarak sürdürdü.
Gençlik yıllarında ördüğü sepetleri ipe dizerek ilçe merkezinde satan Atasever, 1958 yılında askerlik görevine gidene kadar bu işten birikim yaptı. Askerlik dönüşü bir süre daha sepet örmeye devam eden Atasever, evlendikten sonra inşaat sektöründe çalışmaya başladı. İnşaat işlerinin yanı sıra boş zamanlarında da sepet örmeyi sürdürdü.
Yaşının ilerlemesiyle birlikte inşaatta çalışamaz hale gelen Atasever, bu kez evinin yanına kurduğu küçük atölyede sepet örmeye devam etti. Fındık dalının işçiliğinin zorlaşması nedeniyle son yıllarda plastik malzemelere yöneldiğini belirten Atasever, talebin geçmişe oranla ciddi şekilde azaldığını dile getirdi.
“Artık satmak için değil, vakit geçirmek için örüyorum”
Uzun yıllar sepet örerek ailesini geçindirdiğini anlatan Atasever, geçmişte özellikle fındık sezonunda sepetlere yoğun ilgi olduğunu söyledi. Bir sezonda yüzlerce sepet sattığını belirten Atasever, fındık çuvallarının ve torbaların yaygınlaşmasıyla bu geleneğin gerilediğini ifade etti. Bugün sepet örmeyi daha çok vakit geçirmek ve kendini oyalamak için yaptığını dile getirdi.
“Fındık dalı zor, plastik daha kolay”
Fındık dalıyla yapılan sepetlerin hem zahmetli hem de yorucu olduğunu söyleyen Atasever, plastik malzemenin işini kolaylaştırdığını ancak bu ürünlere olan ilginin de artık azaldığını kaydetti. Hayatını hem inşaatta çalışarak hem de sepet örerek kazandığını belirten Atasever, bu sayede evini kurduğunu, çocuklarını büyüttüğünü ve evlendirdiğini söyledi.
Geleneksel el sanatlarının giderek kaybolduğunu vurgulayan Haki Atasever, sepet örmenin artık ticaretten çok bir hatıra ve yaşam biçimi haline geldiğini ifade ederek, yıllara meydan okuyan emeğini sürdürmeye devam ediyor.

