Donald Trump, The New York Times’a verdiği geniş röportajda, uluslararası konulara müdahil olma gücünün sınırına ilişkin çarpıcı ifadeler kullandı. Trump, yetkilerinin sınırının kendi ahlakı ve aklı olduğunu belirterek “Uluslararası hukuka ihtiyacım yok” dedi. Ancak uluslararası hukuka uyup uymama konusunda verdiği yanıtta bunun tanımına bağlı olduğunu söyledi.
Trump bu yaklaşımını savunurken yönetiminin uluslararası hukuka uyma zorunluluğu olup olmadığına “Evet” yanıtı verirken bile uluslararası hukukun nasıl tanımlandığına göre karar vereceklerini belirtti.
Trump, röportajda başka küresel konulara da değindi: stratejik önemi nedeniyle Grönland’a sahip olmanın önemli olduğunu savundu; Venezuela’daki müdahalenin Çin ve Rusya için emsal oluşturmaması gerektiğini ileri sürdü; Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in Tayvan’a müdahale etmeyeceğini umduğunu ifade etti; ve ABD ile Rusya arasındaki son nükleer silah kontrol anlaşmasının süresinin dolması hâlinde daha iyi bir anlaşma yapma olasılığını dile getirdi.
Röportajdaki bu açıklamalar, Trump’ın dış politika yaklaşımında uluslararası hukuka bağlılık beklentisini sorgulayan ve ABD çıkarlarını ön planda tutan bir perspektif sunduğuna işaret ediyor.

