Bozok Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Özalp, ABD ile İran arasında yaşanan gerilimin geldiği son durumu değerlendirdi. Özalp, ABD yönetiminin Orta Doğu’da büyük bir hesap hatası yaptığını belirterek Washington’un beklediği sonucu alamadığını söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran konusunda hızlı ve düşük maliyetli bir sonuç alabileceğini düşündüğünü ifade eden Özalp, ABD’nin geçmişte Afganistan ve Libya’da uyguladığı müdahale yöntemlerine benzer bir sürecin İran’da da gerçekleşeceğini varsaydığını belirtti.
ABD’nin hesabı çarşıya uymadı
Doç. Dr. Mustafa Özalp, ABD yönetiminin İran’da rejimin kısa sürede çökeceğini öngördüğünü ancak gelişmelerin bu beklentiyi doğrulamadığını ifade etti.
“Trump ilk etapta Afganistan ve Libya’da olduğu gibi hızlı bir şekilde sonuç alabileceğini düşündü. Hamaney’i etkisiz hale getirip ardından İran halkının teslim olacağını hesapladı. Ancak süreç Trump’ın istediği gibi gelişmedi. Hamaney’in ölümü sonrasında İran’da rejim yanlısı birlik daha da güçlendi. Amerika Orta Doğu’da büyük bir hesap hatası yaptı ve Orta Doğu bataklığında duvara tosladı.”
Özalp, ABD’nin askeri ve ekonomik açıdan da bu süreçten ciddi maliyetlerle karşı karşıya kaldığını belirtti.
Enerji yolları küresel dengeleri belirliyor
Enerji kaynaklarının ve enerji nakil hatlarının küresel siyasette kritik rol oynadığını vurgulayan Özalp, özellikle Hürmüz Boğazı’nın dünya enerji piyasası açısından stratejik bir geçiş noktası olduğunu ifade etti.
“Hürmüz Boğazı’nın kapanması petrol fiyatlarının ciddi şekilde yükselmesine neden olabilir. Önümüzdeki haftalarda petrolün varil fiyatının 200 dolara çıkması bile ihtimal dahilinde. Dünyada tüketilen enerjinin yaklaşık yüzde 80–85’i kömür, petrol ve doğalgaz gibi fosil yakıtlardan karşılanıyor. Enerjinin güvenli kaynaklardan ve güvenli güzergahlardan temin edilmesi hayati önem taşıyor.”
Hürmüz Boğazı savaşın kilit noktası
Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştiğini belirten Özalp, bu bölgenin kontrolünün savaşın seyrini doğrudan etkileyebileceğini söyledi.
Özalp, dünyada günlük yaklaşık 100 milyon varil petrol üretildiğini ve tüketildiğini, bunun yaklaşık yüzde 20’sinin Hürmüz Boğazı üzerinden taşındığını ifade etti. Aynı zamanda bölgeden günlük yaklaşık 300 milyon metreküp doğalgaz sevkiyatı yapıldığını belirtti.
“Amerika’nın bu savaşı kazanabilmesi için Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü ele geçirmesi gerekir. Ancak bu pratikte mümkün görünmüyor. Boğazdan geçen enerjinin büyük bölümü Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi Asya-Pasifik ülkelerine gidiyor.”
ABD kamuoyunda büyük kriz yaşanabilir
ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda askeri kontrol sağlamaya çalışmasının ciddi riskler barındırdığını ifade eden Özalp, bölgede yaşanabilecek bir askeri kaybın ABD iç siyasetinde büyük yankı uyandırabileceğini söyledi.
“ABD askeri gemileri Hürmüz Boğazı’na yaklaştığında İran füzelerinin hedefi olabilir. Bir ya da birkaç ABD uçak gemisinin batması Amerikan kamuoyunda büyük bir infiale yol açar. Petrol fiyatlarının yükselmesi ise ABD’de hayat pahalılığını artıracaktır.”
Özalp, enerji fiyatlarındaki artışın sadece ABD’yi değil Avrupa, Türkiye ve Asya ülkelerini de doğrudan etkileyeceğini belirterek küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemden geçildiğini ifade etti.
21. yüzyılda henüz yeni bir küresel denge kurulamadığını belirten Özalp, mevcut çatışmaların aynı zamanda küresel hegemonya mücadelesinin bir parçası olduğunu söyledi.

